Tahlil Atölyesi
Kibrit Kutusu ve Termometre?
“BABAMIN BAVULU”NDAN ÇIKANLAR
BANA BİR MASAL ANLAT BABA
   Uygulama Atölyesii
SON VEDA
   Yazarlik Okulu
YAZARLIK OKULU 2007 TAKVİMİ
YAZARLIK OKULU NEDİR?
YAZARLIK OKULU 2006
YAZARLIK OKULU VE YAZAR OLMAK

NİÇİN YAZIYORLAR?

Yazarlar

TALAT ORDU

Yazarlık, vazife şuuruna sahip olanların da, “malı olmayanı dahi kendisine mâl etme” tehlikesini içinde barındıran şöhret arzusu talebiyle yananların da uğraşabileceği bir dal. Yazıya gönül verenler sık sık niçin yazdıklarına dair muhasebe yaparlar mı bilinmez.

“Ben çekileyim aradan, konuşan yalnız hakikat olsun” anlayışı nasıl bir şeydir?  Teveccüh-ü nası kazanmak için kendini ortaya koyma arzusu baskın gelir mi, gibi sorular iman, ihlâs, tevazu gibi değer ölçülerine bağlı olanlar için anlamlı…

Batılı yazarın tabi ki bu tür konularda endişesi yok. Başkalarına anlatacak önemli şeylerinin olup olmaması ve anlatımda yazı tekniklerini ne kadar başarıyla uygulayıp uygulayamadıkları gibi hususlar onlar için daha ön planda. Batılı yazarlar, niçin yazdıklarına dair sorulan sorulara oldukça ilginç cevaplar vermişler. Aralarında yazı yazmalarına ciddi gerekçe gösterenler olduğu kadar kaçak cevap verenler de var. Marguerite Duras “bu tuhaf faaliyetin ne olduğu hakkında hiçbir zaman bir şey öğrenemedim…”, Alain Robbe-Grillet“otuz beş yıldır roman yazıyorum, hala da nedenini bilmiyorum…” diyerek sıyrılmış işin içinden.

Umberto Eco, “çünkü çocuklarım büyümüştü ve artık kime hikâye anlatacağımı bilemiyordum…”, Carlos Fuentes, “yazmak yapmayı bildiğim ender şeylerden biridir…”, Gabriel Garcia Marquez, “Dostlarım beni daha çok sevsin diye…”, Philippe Soupault, “Çünkü eğlendiriyor beni…” diyerek yazma gerekçelerine basit birer sebep bulmuşlar. Soruya ciddiyetle eğilenlerin cevapları da okunmaya değer gerekçeler ihtiva etmede:

Eugine Ionesco, “gurur, güç isteği, nefret, kendini arıtma çabası, sevgi, acı, hasret, can sıkıntısı, güven mahrumiyeti, haklı olduğuna inanma, iman zaafı, aydınlanma ve aydınlatma isteği, eğlence, alçakgönüllülük” gibi birden fazla faktörün yazıda rol oynadığı düşüncesinde. Fakat o, sebeplerden ziyade boşuna yazıyor olma tehlikesinden, bahsediyor: “İnsanlar benim eserime veya bana ihtiyaç duyuyor mu? Yoksa zorla mı sürüyorum kendimi halkın önüne? Eğer ikincisi oluyorsa, ne hakkım var bunu yapmaya?”

Max Frish, insanları yazmak için “oyun oynama, bir sıkıntıyı uzaklaştırma, gerçek hayatta elde edemediklerine kurguyla ulaşma, fani dünyayı sabitleştirme, iletişim kurma isteği” gibi psikolojik sebeplerin motive ettiğini belirtmiş.

         Yazarak gerçekleri arıyoruz diyenler de var:

“Bu benim için gerçeği keşfetmenin tek biçimi. Bunun yazı yazarak yaşanabilecek en güzel tecrübe olduğunu düşünüyorum.”( Jean Malaquais) 

“(Yazma sebebim)hayat karşısında duyulan bir çeşit hayranlık… Dış dünyaya bir anlam bulma, hem kaos hem de zenginlik içinde kendi düzenini oluşturma ihtiyacına dönüştü bu hayranlık ve yaşamakta olduğuma duyduğum tepki.” (Nadine Gordimer.) 

Ben acil bir meseleye, bir derunî ihtiyaca cevap vermek için yazarım.” (Borges)

         Kimi yazarlar için eser ortaya koymanın sevinci daha ağır basıyor:

“Yazmayı seviyorum, bu benim için bir çeşit inşa etme sevinci… Yazmak her şeyden önce bir şey inşa etme arzusudur yalnızca.” (Henrich Böll)

“Yazıyorum, çünkü seviyorum bu işi; çünkü büyük sanatı seviyorum, ona bir ayin düzenliyorum ve çünkü güzel sanat eserleri üretmek istiyorum.” (Iris Murdoch)

“Her inşanın bir sevinç kaynağı olması gibi, benim için çifte bir sevinç söz konusu; İnşanın ve okuyucumda ortak bir tesir meydana getirmenin sevinci. İçimde bir ateş yakarım, bu bana sıcaklık ve aydınlık verir. Ama aynı zamanda onu etrafa yayarım ve kitaplarımın zihinlerde ve kalplerde oluşturduğu milyonlarsa küçük, titrek alevleri gözlerim.” (Michael Tournier)

 

Yalnızlıktan kurtulma isteği ve kendini ifade etmeyi öne çıkaranlar şöyle demişler:

         “Bana göre yazmak, ekseriyetle insanın yalnızlığını, ondan kurtulmasını sağlayacak biçimde dile getirmesidir. Ve bence şurası kesindir ki, bir yankı uyandırma ihtiyacını duymayan hiçbir gerçek yazar, eserini yayınlamaz.” (Manes Sperber)

“Kendimden bahsetmek, dünyadan söz açmak için yazıyorum” (Jacques Duchateau)

 “Duygularımı ve yaşadığımı göstermek için yazıyorum.” Françoise Emmanuel

“Yazmak kendimi anlatmanın en doğal biçimi…” (Eric Westphal)

         Ve beğenilme arzusunun ve kıskançlığın motive ettiğini öne çıkaranların düşünceleri:

 “Komik bir hayal olsa da, kimsenin söylemediğini söylemek zorunda olduğumuz için yazdığımıza inanırız. … Kitap bitince de beğenilmek ister insan. Kaçınılmaz bir şeydir bu. Ama herkese meydan okumaya can atan biri nasıl beğenilebilir? İşte mesleğimizin dayandığı, çıkışı olmayan korkunç bir çelişki…” Milan Kundera

“Yazma ihtiyacı benim için hep üzerini çizmekle, yazılmış bir şeyi başka şeylerle değiştirmekle aynı şeydir. Çünkü x kişisini okurken, ah x gibi yazmayı ne çok isterdim diye düşünmüşümdür. … İlk başta çok yetenekliymişim gibi görünmek için mi yazmaya başladım acaba?” (Italio Calvino)

Bütün söylenenlerin bizim yazma gerekçemizle elbette uyuşan, örtüşen noktaları var. Belki yazma isteği insanın en temel ihtiyaçlarından kaynaklanan bir yan istek. Belki sevilme arzusu, belki önde görünme isteği…

Veya sürekli okuma ile içli dışlı olmaktan kaynaklanan bir aşinalık. Belki insanlara anlatılacak gerçeklerin olduğu bilinciyle yazıyı gaye değil de vasıta yapma ruh hali…

Yazıya riya ile başlayıp ihlasla sürdürme mümkün mü; tamamen kişilerin iç dünyalarıyla ilgili subjektif bir mesele. Çok su götüren bir hamur olan bu konuda herhalde yapılması gereken, işini teknik açıdan en iyi yapmaya ve nefsini merciiyetten (merkez nokta, esas gaye) azletmeye çalışmak olacak. Tabi ki Eugine Ionesco’nun şu rahatsız edici sorusunu tekrar tekrar düşünerek: “İnsanlar benim eserime veya bana ihtiyaç duyuyor mu? Yoksa zorla mı sürüyorum kendimi halkın önüne? Eğer ikincisi oluyorsa, ne hakkım var bunu yapmaya?”

Yazarlık kaygan zeminine çıkanlara Tevfik-i İlahinin yâr olması dileğiyle…

1 Yorum var

  1. Gönderen asmin Tarih January 23rd, 2008

    teşekkürler

Posting your comment.

Yorum Yap

    Yazarlar

      Harun Tokak
      Issık göl şehidi
      Ali Bulaç
      "LÜZUMSUZ MERHAMET!"
      Sadık Yalsızuçanlar
      Hz. Mevlana’yı Okumak
      Berat Demirci
      "TO BE"
      Dr. Selma Karışman
      ŞİİRİMİZ VE BİZ -1-
      Mahmut Nefise
      TAİFE-İ SANATKÂR
      Şeref Yılmaz
      Şehirlerin Dili
      Hüseyin Bargan
      RAFLARDAKİ EKSİK KİTAPLAR
      Münir Arıkan
      Kurumsal Gıybet
      Talat Ordu
      MEVLANA, OĞUZ ATAY, FAZIL SAY?
      Niyazi Sanlı
      SON CÜMLE

      Arsiv

      • March 2008
      • February 2008
      • January 2008
      • November 2007
      • October 2007
      • September 2007

_blank

  •