NEFESİMİN KAFESİ
Sol yanıma doluyor biriktirdiğim ne varsa… Ne birini silebiliyor ne de eksiltebiliyorum. Kendi içimde bana uzak diyarlar çiziyorum… Bu nasıl bir denklem? Aklımın ipleri çözemiyor; nafile kulaç atıyor beyin hücrelerim… Zaman mı kayıp? Yoksa ben mi kayıbım onun mekânsız sularında? Taze bir çiçek kokusu sevincinde bakışlarım, el değdirmesem büyü bozulmayacak belki ama her doğan şey gibi gözlerim de nasibini alacak bu vaveyladan!
Kimsin sen? Bana tumturaklı, eğri büğrü, acı tatlı kelimeler yazdıran; kimsin sen? Böyle darmadağın bir halde; aynada yüzüme bile bakmaya cesaret edemezken kalbimin sokaklarının adlarını benden iyi bilen… Bir ses ver n’olur… Bu yana döne çarptığım yarasa halim durulsun! Gel ve dinle bu müzmin kelamımı… İşitmek ancak bu kadar önem arz edebilirdi… Kulağıma çarpmayan tek bir harfin bana nefes olacak bir bilsen… Yüzünü tahayyül etmeye çalışıyor eksik gedik tarumar varlığım. Buruşuk bakışlarımdan sana uzanan yollar çiziyorum ama bir bilsen ne silüetin ne adresin belli! Kayıp zamanıma serenat mı benimki… Ne bakışlarım değebiliyor sana ne cümlelerim… Ağır aksak ilerliyorum bu yolda; boynumda kendim…Aşk için yandım; yandığım aşk değil! Kimsin sen? Böyle gölgelerle dolaşan; aslını bulamadığım… Ses ver! Sesine döneyim bu sessizlik dağlayacak beni, gayrı takatim kalmadı…Bu bekleyişim dinecek mi bir gün? Kulağımdaki pası eritecek mi aramızda biriktirdiğim zamandan topladığım sular? Hadi bak ben ateşe durdum; bir rahmet, bir yudum su bari… Etme gel söndür bu ateşi…












gerçekten çok güzel bir deneme olmuş kaç gündür defalarca okudum tebrikler ve başarılar diliyorum…
bir defa okudum azbirşey anladım
2. defa okudum tam anladım
3. defa okudum…(bende saklı)
ben bir zamandır duyuyordum bu sitenin hazırlıklarını, yayına girmek üzere olduğunu. ama içeriğinden, yazarlarından haberdar değildim doğrusu.
sitede ilk okuduğum yazı bu; sanırım diğer yazılara geçmem biraz zaman alacak. Katman katman bir yazı, düğümleri çözmek gerekecek sırayla. Eline diline sağlık yazarımızın, devamı gelir inşallah…
Gönlüne sağlık, benzetmeler çok güzel olmuş. Başka güzel çalışmalarını bekliyoruz…
Çok harika bir yazı. Guygu yoğunluğunun bu kadar güzel ifadesi..! Mükemmel. Ellerine sağlık
merhaba yorumun güzel olmuş ağzına sağlık
bence çok güzel bir yazı çıkartmışsın tebrikler.yazılarının devamını dilerim.
Çok etkilendim.
Minik bir yürekten taşıp coşan, enginlere kavuşan duygunun bu çığlığı eşsiz betimlemelerle bize sunulmuş. Teşekkürler…
duygularını toplayıp öylesine açıkca koymuşsunki dilerim zümrütü anka misali yakan bu eteş küllerinden her dem yeniden der..ateş sonrasında ki seni merakla okumayı bekliyorum
cok güzel, gercekten cok güzel olmuş.kelimelere ancak bu kadar derin anlamlar yüklenebilir,umarım devamı gelir,tebrikler.
sevgili zübeyde övgü ne kadar çok olursa yazdıklarından o kadar şüphelen.güçlü yazabileceğine dair işaretler olduğu gibi arabesk imgelerinde olduğunu söylemeliyim.takla atarak etki yaratılabilir ancak bunun için ille de takla atmak gerekmez.
son cümlelerde konu biraz kaymış gibi, ama zaten istediği anlamı istediği cümleye dereden bi üslup. okunası bişey!
tebrikler yazıların devamını bekliyoruz.
”Zaman mı kayıp? Yoksa ben mi kayıbım onun mekânsız sularında?” gibi…
bu şekilde yazdığınız birkaç cümle ile(örnekler çoğaltılabilir ki yazınızın içinde var) eleştiriye açmışsınız kendinizi.betimlemelerle bezenmiş,süslü kelimelerin çarpıştırılmasıyla bir cümle oluşturulmuş fakat gerçek mana bir türlü yerini bulamamıştır,bu tür anlatımlar sadece kulağa ”hoş” gelir,zira sanatı ve onun yakıcılığını insana bir türlü hissettirmez.süslü kelimeler tabiki olmalı fakat bir kelime ardından gelen kelimeyle (isterse iki zıt olsun) mutlaka bir uyum içerisinde olmalı ya da bağlantı kurulmalı.kelimelere takılmadan yazının bütününe baktığımızda ise konu sıradan,duru,hoş fakat biraz arabesk…