MEŞHUR EDİPLERİN İSTANBUL’DA OTURDUKLARI SEMTLER
Mahmut Sami ŞİMŞEK
İstanbul’un Boğaziçi sahilleri ve “Eski İstanbul” denilen Suriçi İstanbul, ediplerimizin doğdukları yaşadıkları ve en muhteşem eserlerini serdettikleri, gözde mekanlardır.
Boğaziçi sahillerinde dolaşırken, yazın sıcak bir günde serinlemek ve şehrin ufunetli buhranından bir süre de olsa uzaklaşmak için gittiğiniz Adalar’da hâlen bir şairimize, bir yazarımıza ait bir köşk, bir yalı, cumbalı ahşap bir ev görür ve hayalen o döneme gider gelirsiniz.
Gezelim bakalım İstanbul’u neler göreceğiz.

Necip Fazıl Kısakürek, Çemberlitaş’ta doğmuş ve Beylerbeyi’nde oturmuştur. Beylerbeyi o dönemlerde İstanbul beyefendilerinin ve hanımefendilerinin, asilzadelerin ve ulema sınıfının oturduğu seçkin bir semtti. Hatta şu söz meşhur olmuştu o devirde: “Kuzguncuğun haşeratı, Çengelköy’ün zerzevatı, Beylerbeyi’nin teşrifatı…”

Yahya Kemal ve Abdülhak Hamit Tarhan, bir süre Kandilli’de Kıbrıslılar Yalısında kalmışlardı. Kandilli, Ziya Paşa’nın da gençliğinin geçtiği yerdi. Kandilli’deki Kont Ostrorog Yalısı ise, Pierre Loti’nin en çok uğradığı yerlerin başında geliyor.

Anadolu Hisarı, Şeyhülislam Yasincizade’nin siyah yalısıyla meşhurdu. Mizancı Murat da bu yalıda oturmuştu. Recâizâde Mahmut Ekrem’in doğduğu yalı olan Recai Efendi Yalısı, hâlâ Vaniköy’de. Meşhur romanlarını ve şiirlerini yazdığı, ömrünün en uzun dönemini geçirdiği yalı ise Yeniköy yalılar sırasının ilk yalısı.

Beykoz ise Ahmet Mithat Efendi’nin semtidir. Burada iki hanımıyla otururdu. Büyük bir yalısı ve çiftliği vardı. Yalısı hâlen mevcuttur. Yalısı için söylediği şu söz meşhurdur: “Dünyanın en güzel yeri İstanbul, İstanbul’un en güzel yeri Boğaziçi, Boğaziçi’nin en güzel yeri Beykoz, Beykoz’un en güzel yeri benim yalımın bulunduğu yer…”
Ahmet Mithat Efendi’nin dâmâdı Muallim Nâci, Fatih’te oturmuştur. Millî Şâirimiz Mehmet Akif Ersoy’un da doğum yeri Fatih, Sarıgazi Mahallesidir.
İlk psikolojik roman olan Eylül’ün yazarı Mehmet Rauf, Tarabya’da oturmuştur. Tarabya’da bulunan Tokatlayan Oteli (Şimdiki adıyla Büyük Tarabya Oteli) aynı zamanda meşhur ediplerin haftalık toplantılarını yapıp ilmî sohbetlerde bulundukları mekandı.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Reşat Nuri Güntekin ve Ahmet Hamdi Tanpınar, yazılarının ilham kaynağı olan İstanbul Adaları’nda ömürlerinin son demlerini geçirmişlerdi.
Eminönü ilçesindeki Sultanahmet’e giden Divan Yolu ve Cağaloğlu artık şâir ve yazarların adlarıyla özdeşleşmiştir.
Abdülhak Şinasi Hisar
Rumelihisarı denince aklımıza hemen iki isim gelir. Tevfik Fikret ve Abdülhak Şinasi Hisar. Abdülhak Şinasi Hisar’ın, Hisar’a olan sevgisi soyadına da yansımış. Çocukluğunu Hisar’dan Adalar’a mekik dokumakla geçirdiğini hâtırâtında nakleder. Tevfik Fikret’in ise projesini bizzat kendi çizdiği Âşiyan Köşkü hâlâ Rumeli Hisarı sırtlarından Boğazı seyretmekte.
Âşiyan denilince buradaki Âşiyan Mezarlığını da ziyaret etmeden geçmemek gerek. Kimler yok ki bu mezarlıkta… Orhan Veli Kanık, Yahya Kemal Beyatlı, Tevfik Fikret, Ahmet Hamdi Tanpınar hep bu mezarlıkta medfundur.











