KESERİYA HOCA EFENDİ HAZRETLERİ!
Mahmut Nefise
Aziz ve leziz kârilerim;
Mübarek Ramazan teşrif etti. Hayırlara vesile olur inşallah.
“Bende”niz şahsi didişmelerden ve kakışmalardan hazzetmem efendim! Lakin bir hususu arz etmekte fayda mülahaza ediyorum! O da şudur: Serinselvi editörü Niyazi Hoca hakkımda “Şöyle böyle” kelamlarını tesbih taneleri gibi diziyormuş. Ben de ona derim ki “Kıskanma ne olur, çalış senin de olur!” Niyazi Hoca, editör olduğu halde benim yazılarımın daha fazla tercih edilmesini kıskanmış! Bu mes’eleyi ru be ru halledeceğiz Niyazi Hoca!
Efendim! Gelelim asıl mes’elemize!
Bu yaz hararetin tezayüdü iş kılmayı zihni müşevveşiyet sebebiyle epeyce zorlaştırdı. Sıcaklığın enseleri kavurduğu bir öğlen vaktinde halk otobüsünde (public bus) seyahat etmekteydim. Yaşları geçkince nisa taifesinden iki kişi yüksek sesle dedikodu muhabbetinden kimseleri görmüyordu. Bendeniz de dikkatle onlara kulak kesildim. Biri diğerine dert yanıyordu: “Beni Keseriya Hoca’dan başkası almaz! Evde kaldım!” diyerek kahkahayı patlattı.
Keseriya Hoca Hazretleri; felsefe tilmizi olup aklı şöhret-i kazibe ile mefluç, müflis ve malul olmuş zevatı- şahanedendir. Zat-ı şahanelerine uzatılan her mikrofona aklına eseni söylemekle malum ve meşhurdur.
Artist ve manken takımıyla haşır neşir olmasından mütevellit kendisinde bir artistleşme olduğu sezilmektedir. Yaşlı olmasına rağmen genç görünme marazına düçar olup saçını başını boya kutusuna bandırıp çıkarmaktadır.
Zat-ı alileri her salataya maydanoz olmakla kalmayıp güzide neşriyatımızın en sadık maskara ve rating (reyting) malzemesidir.
Sözlerine bakılırsa oryantal olmasa bile oryantalist bir kafaya sahip olduğundan şüphe yoktur.
Kameranın tam karşısına bacaklarını açıp setr-i avret yerleri belli olacak şekilde oturması illet ediyor beni.
Edep ya hû!
Efendim! Ben zat-ı alîleri “dinci” takımından bir fert olarak yaftalamak arzu etmekteyim. Din üzerinden şöhret-i kazibe!
Keseriya Hoca Efendi’yi seyreylemeyin, demiyorum.
Bilakis seyreyleyin!
Geyik muhabbetine seyreyleyin!
İbret-i âlem için seyreyleyin!
Ve dahi magazin programı niyetine…
Olmadı; ramazan eğlencesi niyetine, nasıl olsa Hacivat ile Karagöz’ü canlı seyreyleme imkânı yoktur ahirete irtihal eylemeden!
Efendim! Bu hususta son sözümüz şudur: Keseriya Hoca’yı her nerede görürseniz kendisinin saçından bir tel koparmaya bakın. Zira “mübarek”in saçından bir tele sahip olmak cennete gitme ve cennette güzel bir köşe kapma vesilesi olabilir kanaati acizanemce.
Zat-ı alilerine bir de sual tevcih etmek arzu ettim: Aziz ve pek muhterem hoca efendi hazretleri; bendeniz günde üç öğün yiyerek tekne orucu tutuyorum. Herhangi bir marazım da yok. Günde tek oruç tutmaktan evladır zannımca. Bu hususta bizi tenvir ederseniz memnun ve mesrur oluruz.
Haydi! Kalın sağlıcakla!
Mübarek Ramazan bayramınızı (şeker bayramı değil) da şimdiden tebrik ederim.











