Tahlil Atölyesi
Kibrit Kutusu ve Termometre?
“BABAMIN BAVULU”NDAN ÇIKANLAR
BANA BİR MASAL ANLAT BABA
   Uygulama Atölyesii
SON VEDA
   Yazarlik Okulu
YAZARLIK OKULU 2007 TAKVİMİ
YAZARLIK OKULU NEDİR?
YAZARLIK OKULU 2006
YAZARLIK OKULU VE YAZAR OLMAK

KARİB OLMAYINCA KARİBLİK

Hikaye

Evden o gün “İnsanın tek bir akıl hocası olur.” sözünün sahibini ziyaret etmek için çıkmıştım. Daha çıkarken bir tuhaflık olduğu belli gibiydi ya; yine de öylece çıktım evden. “Giyineyim önce bir, sonra haber veririm.” diye geçirdim içimden. Evden çıkınca ılık bir huzur hissettim içimde. Bu çok belirgindi. Nedenini bilemesem de…

Yürüyordum… Sakin, ayrıntıları görmeye çalışan; fakat belki de sadece yakalayabilen bir hal ile… Minibüs durağına geldim..Evden de biraz annemin söylemiş olduklarının etkisiyle çıktığımdan olsa gerek, “Şengül ablamın öğrencileri ile yaz kampı yaptıkları eve gideceğim.” dedim aniden. Az sonra da minibüs gelmişti.

…

Başka hangi söz vardır bu kadar sık kullanılan, sıradanlaşmış ama her dem geçerli: “Zaman su gibi geçiyor…” Kapıya geldiğimde ilk katın balkonunda iki genç hanım gördüm. Hayır; belki de sadece bakmış olduğumdan olsa gerek görememiştim onların eski okulumdan öğrenciler olduklarını. Hafif bir utangaçlıktan mı, neden bilmem, çoğu zaman baktığımı, konuştuğumu; ama göremediğimi hissediyorum insanları. Önemsememekten değil biliyorum; çünkü bu yere göğe sığdıramadığım insanlar için de geçerli çoğu zaman.

…

Öylece girdim içeri…

Şengül ablamı biraz bekleyeceğimi bildiğimden raftaki kitaplara göz gezdirmeye başladım. Hiçbir şeyin rastlantı olmadığını her seferinde hatırlatıyordu bana hayat… Raflardan aldığım kitaplardan biri araştırmacı-yazar Şahver Çelikoğlu’na aitti. Bu değerli büyüğüme ait olan kitabın önüme açılan sayfasında karşıma çıkan satırlar şunlardı: “Mü’min imanından şüphe etmemeli. ‘İnşallah müslümanım değil; elhamdülillah müslümanım!’ demeli.”

Elhamdülillah müslümanım.( (!) değil; his ve heyecan dolu bir ifade dahi olsa. (!) değil; çünkü hiç bir muğlaklığa meydan vermemeli bu cümle. Ve bu ifade “nokta” ile sonlandırılmalı; yorumlara/şüphelere mahal bırakmayacak şekilde. “Elhamdülillah müslümanım.”

…

“Büyümüşsün!” ne demek Şengül abla? Kilo aldım biraz ondan mı? Ya da sen beni böyle uzun giysiler içinde görmemiştin tabii, bundan da olabilir. “Yok!”  der gibi bakıyor gözlerinin içi.. “Yok!” bunlar değil… Biliyorum, bazen mutlu oluyorum, ama bazen de inanmak istemiyorum. Bunlar değil; bilirim ki senin “Yok!” diyen gözlerinin içi gibi büyüdüğümüzü söyleyen “gözlerimiz” idi.

Yine de ben dört yıl önceki görüşmelerimizde de – o dönemde bile- gözlerimin içinde kimi zaman çocuk kimi zaman büyük siluetleri gördüğümü söylemeden geçemeyeceğim. Tek fark neydi biliyor musun, dört yıl önceki dönemde bir ay kadar aynı evde benim farklı farklı hallerimi görmüştün. Oysa şimdi kısıtlı bir zaman dilimiydi bize verilen. “Kariblik, karib olmayınca karibliktir! ” sözünü hatırlatmak için belki de… Senin dört yıl önce bir balkon sohbetinde söylemiş olduğun o gizemli sözü…

Bir kaç demli çay sohbetinde “hal demlendirmek” kadar kısaydı; ama her seferinde çok anlamlıydı bir araya gelişlerimiz.

…

Gece yıldızdan örtüsünü üzerine çektiğinde “Sen uyuyabilirsin istersen, n’olur bana bakma!” demiştim. “Sen bana bakma; benim kaç gecelerim yorgansız geçti nasıl olsa, alışkınım!” deyivermiştim; ama sessizce…

Senin uykun vardı; ama uyumaya niyetin yoktu. O gece, yazıların sükût alfabesiyle yazılıp yorumların ezgilerle yapıldığı bir geceydi… Kalemi aşk, silgisiyse silmek yerine belki sadece “örten”; geceydi… Ve bu ders -almak isteyenler için- tüm alemler içindi…

…

Ben aynalara artık sadece düzgün olup olmadığımı kontrol etmek için bakıyorum Şengül abla. Hayır, bu biraz hatalı bir cümle oldu. Aynalara sadece üstüm-başım düzgün mü diye değil; içim-dışım dağınık olmasın diye bakıyorum demeli belki de… Gözlerimin içini “optik form” olarak kullanıp niyetlerimi tek tek geçiriyorum içinden..Ve kainatın ne denli düzenli yaratıldığı bir kez daha seriliyor gözlerimin önüne… Ki oradan üzerinde “hayat yazılarımızın” yazılmış olduğu kenarı-köşesi buruşuk “ömür sayfaları”nın geçmesine izin verilmiyor. Bu, alemleri okuma kılavuzunda yazıyor.

 

Yorum Yok

Posting your comment.

Yorum Yap

    Yazarlar

      Harun Tokak
      Issık göl şehidi
      Ali Bulaç
      "LÜZUMSUZ MERHAMET!"
      Sadık Yalsızuçanlar
      Hz. Mevlana’yı Okumak
      Berat Demirci
      "TO BE"
      Dr. Selma Karışman
      ŞİİRİMİZ VE BİZ -1-
      Mahmut Nefise
      TAİFE-İ SANATKÂR
      Şeref Yılmaz
      Şehirlerin Dili
      Hüseyin Bargan
      RAFLARDAKİ EKSİK KİTAPLAR
      Münir Arıkan
      Kurumsal Gıybet
      Talat Ordu
      MEVLANA, OĞUZ ATAY, FAZIL SAY?
      Niyazi Sanlı
      SON CÜMLE

      Arsiv

      • March 2008
      • February 2008
      • January 2008
      • November 2007
      • October 2007
      • September 2007

_blank

  •