Editörden
“Noksan gelen tamam olur”
Hikmetli sözleriyle insanlığın kalbine şifalar sunan, Âşıkların Sultanı Hazreti Mevlana’yı; cihana teşrifinin 800’üncü yıldönümünde dünyanın dört tarafında, farklı renkleri ve dilleri tekleştiren bir muhabbetle andık. Kimi zaman dervişânın semada uçuşan beyaz tennuresine daldık, biz de kanatlandık… Kimi zaman ney’in ayrılık hikâyesine kulak verdik… Mesnevî-i Şerîf’in incilerinden küpeler yaptık. Bir yıl O’nu anlayabilmek için yetmezdi ama tüm bunlar zaten pişmek yolundaki adımlar kabilindendi.
Nitekim bu ayki sayımızda biz de o ummanın kıyısında gezindik. Berat Demirci Bey, Hamlet’in “To be or not to be…” repliğini, Mevlana’nın “Bizim işimiz bulmak değil olmaktır” veciz sözü üzerinden yorumladı.
Sadık Yalsızuçanlar; “Hz. Pir’in gerçekliği Mesnevi’dedir” diyerek Mevlana’yı anlamak için gerekli noktaları bizlere işaret etti.
Mahmut Şimşek Bey bizleri Âşıkların Kıblesi’nde, Hz.Mevlana’nın makamında gezdirdi. O’nun gibilerin makamları “âriflerin gönülleri” olduğundan önce aşk ile gönüllerde dolaştık. Sonra huzura vardık. Madem ki “buraya noksan gelen tamam olur” demişti Molla Cami…
“Yalnızlığın yalnızlık arayınca gel…” diyerek daveti yineleyen şairi de dinledik. O sultanın kapısına vardık, buyurun içeri beraber girelim…
Ayrıca bu sayıda genç arkadaşlarımızın öykülerine ve şiirlerine de yer verdik. Keyifle okumanız dileğiyle…
serinselvi.com











