'Makale' kategorisi için arşiv

MEŞHUR EDİPLERİN İSTANBUL’DA OTURDUKLARI SEMTLER

Mahmut Sami ŞİMŞEK

     İstanbul’un Boğaziçi sahilleri ve “Eski İstanbul” denilen Suriçi İstanbul, ediplerimizin doğdukları yaşadıkları ve en muhteşem eserlerini serdettikleri, gözde mekanlardır.


     Boğaziçi sahillerinde dolaşırken, yazın sıcak bir günde serinlemek ve şehrin ufunetli buhranından bir süre de olsa uzaklaşmak için gittiğiniz Adalar’da hâlen bir şairimize, bir yazarımıza ait bir köşk, bir yalı, cumbalı ahşap bir ev görür ve hayalen o döneme gider gelirsiniz.

     Gezelim bakalım İstanbul’u neler göreceğiz.

Devamı »

İYİ DİYALOG NASIL YAZILIR?

TALAT ORDU

Daha önceki bölümde empatiyle karakterin ruhuna hulul etme gereğinden bahsetmiştik. Karakteri konuşturmak ise diğer önemli bir husus…

Generali general, çocuğu çocuk gibi, köylüyü köylü, kıskancı kıskanç, bilgiliyi bilgili gibi konuşturamazsak okurun tepkisini çekeriz. Yazarlık dersi veren uzmanlar diyalogların “karakterin şahsiyeti ve hissiyatı” hakkında okuyucuya bir şeyler hissettirmesi gerektiği üzerinde duruyorlar. Bir öğretim görevlisinin kamyon şoförü gibi konuşturulamayacağı, on iki yaşındaki çocuğa felsefe dersi verdirilmeyeceği sizce de aşikâr olmalı…

  Devamı »

ROMAN NEDİR’E EK

VEDAT SEHERAY

Mehmet Tekin romana dair eser kaleme almış olan akademisyenlerdendir. Yıllar önce Dergâh Dergisi’nde yapılmış olan bir röportajda onun söyledikleri romanı anlama adına açıklık getirici bilgiler ihtiva ediyor:

Tarif:

Roman, dile tasarrufu, bir zamanlar hayranlık uyandıran tasvir gücü, olayları, kişileri ve var olanı somutlaştırma yeteneği ve toplumu ifade etme gücüyle diğer türlerden farklı bir anlatım biçimi üzerine oturur.

Devamı »

ROMAN NEDİR?

VEDAT SEHERAY

TARİHÇE

Edebiyatı genel olarak şiir, tahkiye ve fikir yazıları olarak üç türe ayıracak olursak roman, bunların içinde şimdilerde anlatı denilen tahkiye türü içinde yer almaktadır. Masal, hikâye, mesnevî, fabl da tahkiyeye dayalı diğer türlerdir. Romanı bunlardan ayıran özelliğine gelince, ancak 18 ve 19. yüzyıllarda ortaya çıkmasından kaynaklanan yeniliği ve toplumdan-tabiattan çok ferdin iç dünyasının tasvirine dayanma özelliğidir. Destanın modern bir biçimi olarak adlandırılsa da, kaynak olarak masallardan, eski doğu hikâyelerinden yararlansa da roman modern bir türdür ve ilk olarak Avrupa’da ortaya çıkmıştır. 16. Yüzyılda Latinceye karşılık bozulmuş bir halk dili manasında Romalı dili (lingua romana) ve bu dilde hikâye anlatılan eserlere Romans denilmekteydi. Romanın etimolojik olarak bu kelimeye dayandığı kabul edilmektedir.

Devamı »