'Deneme' kategorisi için arşiv

ÖLÜM NE Kİ ANNE; YAŞAMAK NE Kİ OĞUL

İffet Oral

Ölüm, belki;

Kahpe bir patlamadır, gecenin sinsi sessizliğini yırtan.

Nöbette buz tutan ellerini nefesiyle ısıtmaya çalışırken nereden geldiğini, çapını, rengini, sebebini hiç bilemeyeceği nankör bir kurşunla olduğu yere yığılıvermektir.
Devamı »

Hayata Dair Hayatın İçinden

Fatma Kaymak

 

Hep aynı seremoni, vakit geldi; kalkma vakti. Sıcacık yatak… Dışarıda içimi ısıtıp dışımı soğutan kar… Kalk artık, kalk! Su da Allah’ tan sıcak. Yine çok uyumuş gözler ama uykusuz bakışlar aynada. Geç kalacaksın yine… Siyah kazak mı? Yeşil gömlek mi? Eşarbım yok. Erken kalkan almış yolunu, kıyafetleri kapan kapana. Sessiz ol sonra tevekkül, bul ne varsa birbirine uygun, fazla uzatma git işine.

Devamı »

Yaşanmış Dünyanın Kelimeleri…

Semih Suat Yücelen

İçime girdikçe derinleşen yaralarıma aldırmadan bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Boz bulanık bir görüntü kaplıyordu sanki her yanı, o konuştukça. Sanki sıkılıyordu ruhlar belki de gözyaşları kaynıyordu başka bir kapta, maun ateşinin üzerinde, ondan çıkan buharlardı ortamı bu denli anlaşılmaz kılan. 

  Devamı »

YAŞAMAK

 Sibel Özşirin

Yarım kaldı Fatiha’m

Neler yarımlanmış içimde

Biliyor musun…

(Valeria Kolos)

        Ömür, bitmeyen tamam olma telaşında eksilen nefes. Bebek ağlayışlarımız arasında nasıl da öğreniverdik yegane varoluş sebebinin tamamlanmak olduğunu? Ay tamamladık, kırk tamamladık, yaş tamamladık. Büyümenin anlamı ardımızda bıraktığımız yıllarken kaplumbağa gibi yavaş, masal gibi efsunlu akıp gitti günlerimiz. Öğretmediler ve bilemedik; dünyanın herkes için aynı hızla dönmediğini. Belki biraz tökezlemek, biraz ağlamak gerekti anlamak için. Büyüdükçe gördük; ne çok şey vardı yapılacak ve ne kadar az zaman…

Devamı »

DÜNE DAİR

Bahar Seçi

…Ve yetmez işte birçok şey, yetmez anlatmaya! EVET, dersin; EVET, HALA KIZGINIM SANA!

İran’ı “acem” yapan dildir, daha masaldır çünkü “acem”, daha baharatlı bir söylenişi vardı, bağrı yanık bir fonetiği… Sonra işte, edebiyatın Fars olması onca olağandır; edebiyat çünkü, isotlu bir ağız tadıdır!

Yanan insanlar yazabilir ancak, yanamayacak kadar kül’e “VARIP” küllerinden yeniden doğanlar ( yola düşenler ).

Devamı »

ÖNÜM ARKAM SAĞIM SOLUM BATIK GEMİ

Ezel Derin ERDEM

    İki gönlün çarpışmasından çıkan o kulak yırtan sesi yine sadece o deli iki gönül duyar…

   

    Okyanusun en derinliklerine göndermediysen yüreğini ve batık bir gemi enkazı değilsen henüz, okyanusun ortasında korsanlarla savaştıysan ve hava muhalefeti gemini bertaraf etmeye gücünü yetiremediyse, karasularına girdiğin için uyarı ateşiyle uyarıldığın halde rotanı değiştirmediysen, en sonunda da dingin bir rotada seyre daldıysan zafer senindir arkadaş.     

    Fakat batık bir gemi enkazı haline getirdiysen aşkı yüreğinde, binlerce balık ne aşkını bulabilir o sularda, ne de enkazın içinde bir yerlerde taşıdığın ganimetine ulaşabilir. Batırma gönlünü o zaman, savaş! Önüm arkam sağım solum batık gönüller enkazı…

Devamı »

OSMANLIDA RAMAZAN

GetAttachment.jpgMAHMUT SAMİ ŞİMŞEK

Ramazan, “yakıp kavuran” demektir. Araplar aylara isim verirken Ramazan ayı yaz 1.jpgmevsimine denk geldiği için bu adı takmışlar. 

 

Devamı »

ALNIMIZIN YAZISI YAZIMIZIN YAZISI

Abdulkadir AKKAYA

Her insanın bir alın yazısı olduğu gibi milletlerin ve dillerin de alın yazısı vardır.Son yıllarda İngilizce dersinde yazılan kompozisyonlarla Türkçe olarak ifade ettikleri bir yazı neredeyse aynı kısalıkta ve tabiri caizse aynı güdüklükte kaldı. Yazarken, konuşurken adeta kelimeleri unutur hale geldik. Her zaman daha kısa, sokak ağzı veya internet ağzı konuşmayı tercih eder olduk. Biraz edebi, kitabi veya uzun cümle duysak veya kullansak yadırganır olduk. Devamı »

KURBAN

Meltem ÇİFTÇİ

İnsan yaşar. Olaylarla, zamanla, mekânla insanla boğuşarak… Her yeni gün yeni bir çizik atar. Bazen çizdiklerini silmek ister. Yeni sayfalar açmak, beyaz kalan limanlara sığınmak ister. Ama yapılan yanlış şeylerden sonra hayat çok da kolay almaz bağrına insanı.Kaçtıkça daha da üzerine gelir. Birlikte oturup kalktığı onca insan bir anda dünyanın en haklı insanları kesilir ve öldüresiye asar keser. Bedeninde bir çizik bile yoktur; ama içten içe kanayan yara sinsice akıtır kanını. Kurbandır artık seçilen. Diğer insanların kendilerini temize çıkarmak için akıttıkları kandır. Devamı »