September 2007 için arşiv

BANA BİR MASAL ANLAT BABA

ayse-yilmaz.jpg“Onun iki masalı vardı, biri kendisinindi, diğerini ona dedesi anlatmıştı.” diyordu Aytmatov Beyaz Gemi’nin isimsiz çocuğu için. Asker Çocuğu hikâyesindeki çocuğun ise masal anlatacak hiç kimsesi yok; yüreği, savaşta şehit düşmüş kocasına asılı kalmış bir anneciğinden başka hiç kimsesi…

Devamı »

BANA BİR MASAL ANLAT BABA

ayse-yilmaz.jpg“Onun iki masalı vardı, biri kendisinindi, diğerini ona dedesi anlatmıştı.” diyordu Aytmatov Beyaz Gemi’nin isimsiz çocuğu için. Asker Çocuğu hikâyesindeki çocuğun ise masal anlatacak hiç kimsesi yok; yüreği, savaşta şehit düşmüş kocasına asılı kalmış bir anneciğinden başka hiç kimsesi…

Devamı »

“Üstadım Kitap, Kitabım Hayattır!”

Sophokles, Ödipus Kolonos’ta, “En iyisi dünyaya gelmemiş olmak, eğer bir kez gelmişsen, yapabileceğin en iyi şey, bir an evvel geldiğin yere geri gitmektir.” der. Yargının ilk cümlesine katılmamak imkânsız, ama bir kez gelmişse insan, yapabileceği başka şeyler olduğu aşikâr. İnsanın dünyaya ‘inişi’, bir irtifa kaybı olduğu için, indiği yerde olup bitenleri anlamlandırmadan yaşaması halinde bu inişin sürekli olacağı da kesin.

Devamı »

ROMAN VE HİKAYE TEKNİĞİ

DİBÂCE

Sözüme bir itirafla gireyim: Bendeniz bir Marquez bir Auster kadar ünlü bir roman yazarı veyahut Mustafa Kutlu üstadımız gibi bir hikâye yazarı değilim. Ya? Bir edebiyat meraklısı… “Dramatik anlatımda insanları etki altına alan sır nedir?” veya Murat Gülsoy’un sorduğu “Kurmacanın büyüsü nedir?” gibi soruları sorup kendine faydalı cevaplar araştıran bir meraklı…

Devamı »

KALEMİN VAZGEÇİLMEZ İRADESİ BESMELE OLUNCA…

“De ki: Rabbimin sözlerini yazmak için deniz
mürekkep olsa, Rabbimin sözleri tükenmeden
önce deniz tükenir. Yardım için bir o
kadarını daha getirsek yine yetmez-.” ( 18/109 )

Devamı »

ÖNCE DÜŞÜN SONRA SÖYLE SÖZÜNÜ

Düşünmek, insan olmanın doğal sonucu… Yani insan olan düşünür; daha doğrusu düşünmek zorundadır.

Düşünmek, insan için bir aksesuar olmadığı gibi, bir fantezi de değildir. O, insan olmanın ana unsurudur. Hatta “Düşünmeyenler insan değildir.” desek, pek de abartmış olmayız.

Düşünmenin, konuşmakla doğrudan ilgisi var. Yani konuşmak isteyenler, düşünmek zorundadır. Düşünmeden konuşmanın zirvesi deliliktir. Çünkü deliler, konuşurken düşünmez. Devamı »

OKUMA ZEHİRLENMESİ

Kime sorsanız size “Yazarlığın evvel-ahir şartı okumaktır!” diyecektir. Çünkü beslenmeden yazmak mümkün değildir. Ancak tek ve en önemli beslenme kaynağı okumak değildir bir yazar için. Yazarlar; acıyla, hüzünle, sevinçle ve ruh çalkantılarıyla beslenir. Gördüğü, konuştuğu, tanıştığı ve hayatına vâkıf olduğu her insan yazar için beslenme kaynağı ve malzemedir. Kültürel değerler ve yaşadığı toplumu doğru okuma, lime lime etme, eşya ve hadiselerin arka planını görme, insanlara ve hadiselere hikmet gözüyle bakabilme bir yazarın en temel beslenme kaynağıdır. 

Devamı »

KÜREVÎ HARARET

Pek Muhterem ve Aziz Okuyucularım;

Son zamanlarda kürevi hararetin (engilisçesi, global warming) tezayüdü sebebiyle sinirlerimiz gerim gerim geriliyor. Üzerine bir de hanemizdeki taife-i nisânın boş lakırdıları ilave edilince aziz okuyucularımı tenevvür etmek ve entelektüel seviyelerini yukarı kaldırmak için yazı yazmak hiç de kolay olmuyor. Pek çok zahmete gark olunuyoruz. Devamı »

KİTABA TUTUNMAK

Okuma fırsatım olup olmayacağını bilmesem de, en azından yarım düzine kitabı, bütünden ayrı kalmanın ızdırabını az da olsa yatıştırmak için, çantama yerleştirmeden hiç bir yolculuğa çıkamam. Buna isterseniz kitaba tutunarak yaşamak deyin siz.

Yolculuk esnasında bazen kapaklarını açamasanız da,  bu bir yaz dinlencesi yolculuğuysa eğer, varılan menzilde tutunursunuz onların eteğine. Onlar yaparlar size yapacağını. Hele yaz okumaları inanılmaz rahatlatır insanı. Hiç okumadığınız kadar kitap okursunuz. Yelekin bir ağaç kuytusu bulmuşsanız keyfini çıkarmaya başlarsınız tatilin. İş günlerinin mazeretli hay huyu içinde öteleyip durduğunuz can kitaplarınızı okursunuz doya doya. Bir serinlik kaplar içinizi.

Devamı »