September 2007 için arşiv

YOLA ÇIKARKEN…

Niyazi SANLI 

Her yola umut ve hayallerle çıkılır. Biz de öyleyiz. Umudumuz ve hayalimiz; hayatı bütün üniteleri ile yeniden ihya ve inşa etme gayesiyle yola çıkmış bir “medeniyet projesi”nin edebiyat alanında kırık testisiyle su taşıyan birer gönüllü olabilmek.

İnsanlara ve topluma söyleyecek sözümüz var. Onun için buradayız. “Bizim hikâyemiz” var. “Bizim hikayemiz”i anlatacağız. Bizden hikâyeleri anlatacağız kendine yabancılaşan insanlara ve dünyamıza rağmen.

Devamı »

YENİDEN

Hatice KESGİN

“Bir “şey” nasıl aranır? Etrafa göz gezdirerek, eşyaların arkalarına, altlarına bakılarak, tadının, kokusunun izi sürülerek… Yani yollar çeşitlidir. Önemli olan; aradığımız “şey”i cinsi nispetiyle tespit etmek ve yolu yordamını kestirmektir. Daha da elzemi bu cihette yoldur. Yola baş koyduk mu, o “şey”e olan inancımız nispetinde karşımıza çıkana rıza gösteririz. İnanmak ve yola çıkmak için de kapıları aralamak gerekir.”

Devamı »

NEFESİMİN KAFESİ

zubeyde-karakus.jpgSol yanıma doluyor biriktirdiğim ne varsa… Ne birini silebiliyor ne de eksiltebiliyorum. Kendi içimde bana uzak diyarlar çiziyorum… Bu nasıl bir denklem? Aklımın ipleri çözemiyor; nafile kulaç atıyor beyin hücrelerim… Zaman mı kayıp? Yoksa ben mi kayıbım onun mekânsız sularında? Taze bir çiçek kokusu sevincinde bakışlarım, el değdirmesem büyü bozulmayacak belki ama her doğan şey gibi gözlerim de nasibini alacak bu vaveyladan!

Devamı »

KALAYCILAR

Baharın henüz, sadece bayıltıcı kokularıyla kendini hissettirdiği, cemrenin hangi ağacın dallarında asılı kaldığını aradığımız günlere rastlardı gelişleri. Çoğu zaman da geçen yıl yuvaladığı bacayı unutmuş, dalgın ve şaşkın bir leylek ailesiyle birlikte teşrif ederlerdi mahallemize.

Devamı »

KARİB OLMAYINCA KARİBLİK

Evden o gün “İnsanın tek bir akıl hocası olur.” sözünün sahibini ziyaret etmek için çıkmıştım. Daha çıkarken bir tuhaflık olduğu belli gibiydi ya; yine de öylece çıktım evden. “Giyineyim önce bir, sonra haber veririm.” diye geçirdim içimden. Evden çıkınca ılık bir huzur hissettim içimde. Bu çok belirgindi. Nedenini bilemesem de…

Devamı »

“KALEM”İME VERDİĞİM ÖDÜL!

dscf2369.thumbnail.JPG“Kalem”…

Yürekteki çığlıkların “ses”i…

Yaklaşık iki sene öncesine yolculuk yapıyor hatıralar. Yaşanmışlıklar gülümsüyor yüreğime. Elime “kalem”i almışım yine, o anlardan kalanları yazıyorum işte! Ben ne söylersem söyleyeyim o günlerdeki hissettiklerimi tam olarak anlatamam biliyorum. Ama anlatıldığı kadar anlaşılmak istiyor işte içteki kelimeler. “Kalem”ime bırakıyorum kendimi, buyur edin onu yüreğinize…

Devamı »

KELİMELER KİFAYETSİZ

Aşk kâğıda yazılır mı veyahut aşkı anlatmaya kelimeler kifayet eder mi? Aşkın kitabını yazanlar aşkın anlatılamayacağı konusunda karar kılmışlar gibi…Şuarâ, aşkı anlatmanın zor olduğunu düşünmüş hep. Onun esrarı karşısında pes etmiş ve “Lisân-ı aşkı bilir tercemân bulunmadı hiç,” “Aşkın dilinden anlayan yok!” diyerek anlatmanın zorluğuna temas etmiş.

Devamı »

SATILIK

Kamil Bey ile yemeklerimizi yedikten sonra çınar altında kahvelerimizi yudumladık. Biraz geçmişten biraz da gelecekten bahsettik. Tecrübeli, atik, isabetli kararlar verebilen bir insan. İş hayatında hep başarılı ve dürüst olmuştur. Piyasada, Kamil Bey dendi mi, parmak ile gösterilirdi.

Çınar altından kalktık, yürümeye başladık. Kamil Bey, bir dükkânın camında “acil devren satılık” yazısını okudu. “Vah! Vah!” dedi. “Aziz Bey görüyor musunuz? Yeni neslin halini. Sıkıştıkları andan hemen “acil satılık” yazısını yapıştırıveriyorlar. Sen, ben olsak böyle mi yapardık? En çıkmazında istemeye istemeye “satılık” yazardık sadece, değil mi?

Devamı »

KIZ KULESİ EFSÂNESİ

BÖLÜM 1

Medyumlarıyla, büyücüleriyle ünlü, Delfi’deki Apollon Tapınağı falcılarından birinin şom ağızlılığı yüzünden, bir prensesi korumak için doğdu bu “Su Perisi ”, Doğu Roma’nın “Mukaddes Eşik” dediği hat üzerinde. İmparator Komnenos’un kızı, ihtiyar kâhinin kehanetiyle, hapis hayatına mahkûm oldu kulede. 18 yaşına gelince bir yılan tarafından sokularak öldürülecekti zira. Çaresiz baba, kızını adaya yerleştirdi ve her gün yiyecek yolladı kuleye bir kayıkla.

Devamı »